ByLock'un lisans sahibi David Keynes hakkındaki 'Ceza verilmesine yer olmadığı' kararın gerekçesi açıklandı

FETÖ'nün iletişim programı olduğu gerekçesi ile on binlerce kişinin terör örgütü üyeliğine delil olarak kabul edilen ByLock adlı programın kurucusu olan ve ABD vatandaşlığı almasının ardından Alparslan Demir adını değiştiren David Keynes hakkında mahkeme tarafından 'Ceza verilmesine yer olmadığı' yönünde verilen kararın gerekçesi açıklandı.

ByLock'un lisans sahibi David Keynes hakkındaki 'Ceza verilmesine yer olmadığı' kararın gerekçesi açıklandı
28 Eylül 2022 - 22:30

İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından hazırlanan 76 sayfalık gerekçeli kararda, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) örgütüne ve örgütün kullandığı kriptolu haberleşme programı ByLock'a değinildi.

İsmi sanık olarak geçen ByLock kurucusu Keynes hakkındaki tanık ifadeleri ve çeşitli raporların bulunduğu gerekçeli kararın delillerin değerlendirilmesi bölümünde, Devid Keynes'in ByLock kullanıcı numarası, şifresi ve son çevrim içi olduğu tarih gibi detaylara yer verildi.

Amerik a Birleşik Devletleri ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan sanığın 14 kez Alpaslan Demir, 11 kez ise David Keynes kimliğiyle Türkiye'ye giriş çıkış kayıtları tespit edilirken, avukatı aracılığıyla Türkiye'ye gelmek ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak bildiklerini anlatmak istediğini bildirmesi üzerine 9 Haziran 2021'de ABD'den Türkiye'ye geldiği, hakkında 17 Aralık 2020'de çıkarılan yakalama kararına istinaden yakalandığı ve tutuklandığı kaydedildi.
Açıklanan gerekçeli kararda, Keynes'in emniyette, soruşturma aşamasında savcılıkta, nöbetçi hakimlikte ve yargılama sürecinde mahkemede verdiği ifadelerin tamamı yer aldı.
Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından yapılan araştırmalar üzerine düzenlenen teknik rapora göre, ByLock programının ilintili olduğu 9 IP adresine ait TLS sertifikalarından birinin "David Keynes" adıyla oluşturulduğunun tespit edildiği bildirilen kararda, ByLock programının oluşturulmasına ilişkin süreçle ilgili olarak sanıktan temin edilen mail kayıtlarının dikkate alındığı ve bu programın sanığın telefonuna "neokeynes" kullanıcı adıyla yüklendiği aktarıldı.
Kararda, sanığın öğrencilik dönemlerinde 1990'lı yıllarda FETÖ silahlı terör örgütünün evlerinde kaldığı, örgüt içinde görevler üstlendiği, kütüphane sorumlusu ve belletmenlik yaptığı ve bir dönem "Tarık" kod adını kullandığı belirtildi.

-"Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmıştır"

Sanığın, örgütün en önemli yapılanma alanlarından olan TSK mahrem yapılanmasında da görev alıp askeri öğrencilerle ilgilendiği ve ilerleyen süreçte örgüt tarafından ABD'ye gönderildiği gibi önmli detaylara da değinilen kararda, şunlar kaydedildi:

"Örgüt elebaşının talimatıyla örgüt içi gizli yazışmalarda kullanılacak kriptolu yazışma olan ByLock'un alan adının kiralandığı, sanığın Google Market ve Apple Market'e yüklenmesi amacıyla kimliğini, kredi kartı ile mail bilgilerini kullandırdığı anlaşılmıştır. Bu bakımdan sanığın örgüt içerisinde yer aldığı, böylece silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği sabittir. Ayrıca sanığın, kendisinin örgütteki konumu ve başkaca örgüt üyeleriyle ilgili bilgiler vererek suçun aydınlatılmasına katkıda bulunduğu, bu nedenle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin de uygulanması gerektiği anlaşılmıştır."

- "Örgüt mensuplarının yakalanmasına elverişli ayrıntılı bilgi verdi"

Açıklanan kararda, sanığın üzerine atılı eylemleri gerçekleştirdiğini kabul ettiği ve savunmasının tutarlı olduğuna dikkati çekilerek sanığın yurt dışından kendiliğinden geldiği ve samimi beyanlarda bulunduğu belirtildi.

Sanığın savunmasında tutarlı beyanlar verdiği, örgüt mensuplarıyla ilgili fotoğraftan teşhis yaptığı ve 1990'lı yıllara kadar örgütle olan bağını anlattığı ifade edilen gerekçeli kararda, sanığın etkin pişmanlık göstererek kendiliğinden Amerike Birleşik Devletleri ABD'den gelmesi, örgütün yapısı ve dağılması ve örgüt mensuplarının yakalanmasına elverişli ayrıntılı bilgi vermesi dikkate alınarak hakkında ceza verilmesine yer olmadığı hükmü kurulduğu bildirildi.

- Davanın geçmişi

ABD'den geldiği Türkiye'de 9 Haziran 2021'de tutuklanan Keynes hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanığın yurt dışında bulunduğu sırada, kendi isteğiyle Türkiye'ye gelmek ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak için dilekçe sunduğu belirtilmişti.
Hakkında FETÖ kapsamında "silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması istemiyle dava açılan Keynes'in yargılanmasına 6 Ekim 2021'de başlanmıştı.
Keynes, 3 Kasım 2021'deki aylık tutukluluk incelemesi sırasında tahliye edilmişti.
Savunmaların tamamlanması ve delillerin toplanmasının ardından esasa ilişkin görüşünü açıklayan Cumhuriyet savcısı, 28 Haziran 2022'deki duruşmada Keynes'in "silahlı terör örgütü üyeliği" suçundan 15 yıla kadar hapsini ve hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını istemişti.
Mahkeme heyeti, davayı 7 Eylül 2022'deki duruşmada karara bağlamış, Keynes hakkında "ceza verilmesine yer olmadığı" hükmü kurmuştu.


FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum