Eğitim

Öğretmenlik “basit” bir meslek mi?

Öğretmenlik; öyle bir gelenek olarak iddia edildiği gibi “basit” bir meslek değildir. Basit olan “Öğretmenliği” hafife olan bu sığ düşüncedir.

Abone Ol

Bu tanımlamayı yapanlar; eğitim-öğretime zerre önem affetmeyenlerdir. 

Geleceği süreç odaklı değil sonuç odaklı okuyanlardır. 

Görevini/sorumluluğunu layıkı ile yapmayanlardır. 

Öğretmenlik; layıkı ile ifa edilmeye çalışıldığında zihnen ve psikolojik açıdan en yorucu mesleklerin başında gelir.

Zorluğu hasebiyle tam anlamıyla ifa edilmesi neredeyse imkansız olan bir meslektir.

Sorumluluğu, yükümlülüğü, en ağır mesleklerin başındadır. 

Gelişmemiş kitleler/toplumlarda sürece değil de neticeye odaklanıldığı için eğitime yatırılan yatırımları gereksiz görülür.

Çünkü çıktılar hemen istenir. 

Ama eğitim öğretim sabır işidir. 

Çıktıları zamana yayılır. 

Emareleri asırlar sonra fark edilir. 

Öğretmen antipatisi ve kıskançlığı ile yatıp kalkanlara reçete gibi günde 3 öğün aç karna hatırlatmak gerekiyor. 

Öğretmenlik sadece ders anlatma işi değildir. 

İş yükü ders programından ibaret hiç değildir.

Asıl iş ders bittikten sonra başlamaktadır.

Ders saati dışı; 

Öğretmenler kurulu, şube öğretmenler kurulu, zümre öğretmenler kurulu toplantıları,

Bakanlığın/milli eğitim müdürlüklerinin ve okulların projeleri, 

Belirli Günler ve Haftalar ile ilgili iş ve işlemler,

Öğrenci kulüpleri ile ilgili iş ve işlemler,

Öğrenci başarı analizleri,

Veli toplantıları ve özel veli ziyaretleri, 

Hazırlanması gereken öğretmen dosyası, sınıf rehberlik dosyası ve kulüp dosyaları,

Okunması gereken binlerce sınav evrakı, 

Hazırlanması gereken proje, performans değerlendirme ölçekleri,

Ve daha niceleri…

Tüm bunların yanında ve en önemlisi; her bir öğrenciye tek tek dokunmak, ilgilenmek, keşfetmek, eksiklerini tespit etmek ve tamamlamak…

Görüldüğü üzere Öğretmenlerin iş yükü düşünüldüğü gibi değildir. 

Öğretmenler; canla başla çalıştıkları için “Öğretmenlik gönül işidir” deyip ekstra fedakarlıklar yaptıkları için görevleri/sorumlulukarı/yükümlülükleri azmış gibi algılanmaktadır.

Maalesef çoğu Öğretmen arkadaşımız iyi niyetle bu hataya düşmüştür. 

Öğretmenler; artık sadece mesleğinin/uzmanlıklarının gereğini ifa etmelidirler.

Yazının girişinde de ifade edildiği üzere layıkı ile yapıldığında ekstra fedakarlıklara zamanın kalınamayacağı bir ihtisas mesleğidir.

Öğretmenliğin “basit bir meslek olduğunu” iddia edenlere hatırlatmak/öğretmek/farkına vardırmak gayeli bir Öğretmen’in hazırlaması gereken evraklardan sadece birkaçı;

1-Ünitelendirilmiş Güncel Yıllık Plan

2-i Derslerde kullanılacak Günlük Planlar

3- Şube Öğretmenler Kurulu Toplantı Tutanakları

4-Zümre Öğretmenler Kurulu Toplantı Tutanakları

5-İl ve İlçe Zümre Toplantı Tutanakları

6-Proje Performans Değerlendirme Ölçekleri

7-Deney-Gezi-Gözlem Planları

8-Öğrenci Ürün Dosyaları

9-Aday Öğretmenler İçin Adaylık Çalışma Programları

10-Aday Performans Değerlendirme Formları

11- Yıl İçerisinde Kutlanılacak Belirli Gün ve Hafta Programları

12-Veli toplantıları ve tutanakları

13-Devamsızlık takibi ve tutanakları

14-Öğrenci tanıma ve gözlem formu 

15-Test ve anketler

16-Kulüp toplantıları ve tutanakları 

17-Sınav evrakları

ve daha saymakla bitmeyecek ekstra yüzlerce evrak…

Eğitimci Yazar Mehmet GÜLER 

{ "vars": { "account": "G-MPYKXW0MJX" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }