BURDUR MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ’NDE NELER OLUYOR?

Son zamanlarda Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nde yaşanan bir kısım ötekileştirici uygulamalar üniversite çalışanları arasında büyük huzursuzluklara neden olmakta.

BURDUR MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ’NDE NELER OLUYOR?

Son zamanlarda Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nde yaşanan bir kısım ötekileştirici uygulamalar üniversite çalışanları arasında büyük huzursuzluklara neden olmakta.

BURDUR MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ’NDE NELER OLUYOR?
18 Ocak 2020 - 12:26

Üniversitenin değişik kademelerdeki bazı yöneticilerinin, bir takım yapıların kontrolü altında hareket ettiği, sendikal bir bağnazlık içerisinde ayrımcılık yaptıkları iddiaları akademisyenlerimiz ve diğer çalışanlar tarafından her düzeyde dile getirilmekte. 
Doktorasını bitiren ve doçentliğini ÜAK’dan alan öğretim elemanlarının, hak ettikleri halde Doktor Öğretim Üyesi ve Doçentlik kadrolarına ataması yapılmamakta ve hatta anabilim dallarına bu kişiler için kadro talebinde bulunma izni bile verilmemektedir. 
Yaşanan süreçte özellikle Türk Eğitim Sen üyesi bir kısım öğretim elemanlarına haksız yere disiplin cezaları verilmiştir. Çalışanlar bu haksız disiplin cezaları neticesinde idare mahkemelerine açtıkları davaları kazandıkları ve hatta Bölge İstinaf Mahkemelerine taşınan davaları da kazandıkları halde hala hakları teslim edilmemektedir.
Rektör ve rektör yardımcıları “Bize iftira attılar” diye bazı öğretim elemanlarını mahkemeye vermiş ama öğretim elemanları tüm bu davaları kazanmıştır. Defaatle başvuru yapılmasına rağmen maalesef YÖK tüm bu haksız uygulamalar için görevi kötüye kullanma soruşturmalarına izin vermemektedir.
Tüm bu yaşananlar, üniversite yönetiminin, Türk Eğitim Sen’in yetkili olmasını hazmedemeyenlerin dümenine su taşıdığı kanaatlerini pekiştirmektedir.
Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi yönetimine çağrıda bulunuyoruz: Yükümlülüğünüz, size emanet edilen görevinizi ehliyet ve liyakat esasına dayalı olarak adaletle yerine getirmenizdir. Demokratik ve bilimsel ölçütlerin dışına çıkmadan, tüm akademisyenlerimizin hak ettiği kadro ve pozisyonları verilmelidir.
Öte yandan YÖK Başkanı Sayın Yekta Saraç’a da çağrıda bulunuyor ve 21. yüzyıla girdiğimiz bu zamanlarda Türk üniversitelerinde ötekileştirici ve ayrımcı yönetim anlayışlarına müsaade etmemesi istiyoruz.
Talip Geylan
Türk Eğitim Sen Genel Başkanı

YORUMLAR

  • 1 Yorum