1709 Şube Müdürlüğü Atamasında SON SÖZ

Yazı dizisi şeklinde kaleme aldığımız 1709 şube müdürlüğü ataması konusuna bu yazımızla son vereceğiz. Bu yazımızda önerilerimizi ve mağdurların hatta konuyla alakası bulunmayan öğretmen camiamızın ilerde neler yapabilecekleri üzerinde durmaya çalışacağız.

1709 Şube Müdürlüğü Atamasında SON SÖZ
08 Kasım 2020 - 12:28

Öncelikle şunu bir daha belirtelim; Danıştay İDDK’nın 17/02/2020 tarihli ve E: 2020/4, K: 2020/14 sayılı kararı son ve kesin karardır. 1709 şube müdürlüğü kadrosuna yapılan atamalar hukuken yok hükmündedir ve mahkemelerce tümü iptal edilmiştir. İdare bu iptali uygulamak zorundadır uygulamadığı sürece personeline başka ve daha ağır sonuçlar yaşatacaktır. Hatırlatmak isteriz ki;İŞKUR Genel Müdürlüğü, 2013 yılında yapılan ve sınavla atanan 200 şube müdürünün atamasını mahkeme kararlarının kesinleşmesi sonrasında, 21/08/2020 tarihinde iptal etmiştir. Görüldüğü gibi İŞKUR dolayısıyla Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı aradan geçen 7 yılın sonunda hukuka saygılı davranarak yapılan atamaları iptal etmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı mahkeme kararını uygulamadığı sürece bu sorunlu süreç devam edecek hukuksuz atanan 1709 şube müdürünün gerçekleştirdiği birçok işlem geçersiz olacaktır.

 

Mağdurlar ve öğretmenlerimiz neler yapabilir:

 

1) Her ne kadar idare şimdilik iptali uygulamasa dayapılan 1709 şube müdürlüğü ataması hukuken geçerli değildir. Bu yüzden bu kişilerin hukuken “amir” yetkisi de bulunmamaktadır. Öğretmenlerimize 1709 şube müdürlüğü atamasının içinde bulunan kişiler tarafından açılan soruşturma,verilen ceza gibi işlemlerde geçerli değildir. Bu ve benzeri durumlarla karşılaşan öğretmenlerimiz konuyu mahkemeye taşıdıklarında yazılarımızda belirttiğimiz kararı da mahkemeye sunmalı ve kişinin ceza vermeye, soruşturma açmaya vb. yetkisinin bulunmadığını çünkü hukuken şube müdürlüğü yetkisine sahip olmadığını belirtmelidirler. Mahkemelerin bu durumu dikkate alacağını düşünüyoruz. 

 

2) Şube müdürlüğü mülakatında 70 ve üzeri puan alanların dava açma süresi kesilmemiştir ve bu kişilerin dava açma hakkı devam etmektedir. Bu kişiler idare aleyhine dava açabilirler.

 

3) İdare Yargılama Usulü Kanunu

Kararların sonuçları: 

Madde 28 – 3. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.

 

denmektedir. Bu hükme göre mağduriyet yaşadığına inanan herkes idare aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Unutulmamalıdır ki; hukuk devletlerinde mahkeme kararlarının uygulanmaması düşünülemez. Bu durum her şeyden önce Anayasamıza aykırıdır.

 

Sonuç olarak; şube müdürlüğü kadrosuna 2014 yılında yapılan 1709 hukuksuz atamanın iptali geciktiği sürece onarılması güç ve imkânsız zararların oluşacağı kesindir. İdare vakit geçirmeden hukuksuz atamaları iptal ederek tıkanmak üzere olan yapıyı işler hale getirmelidir. İptal gerçekleşmediği sürece bu sorunun katlanarak artacağı muhakkaktır. Kesin çözümün ise mülakatların tekrarlanarak yeni mülakat puanlarıyla yazılı sınavların aritmetik ortalamasının alınarak atamaların yapılması olduğunu düşünüyoruz.

 

    Av. Ece Rukiye KALAY

Erkalay Hukuk & Danışmanlık

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • HUKUK
    1 ay önce
    Milli Eğitim Bakanlığının 2014 yılında yapmış olduğu yazılı ve sözlü sınavlar sonucu, sadece sözlü puanlar dikkate alınarak yapmış olduğu 1709 Şube Müdürü ataması, Yüzlerce Yerel / Bölge İdare mahkemelerince, onlarca Danıştay ve İDDK kararları ile iptal edilmiştir. Ancak bu yargı kararlarının hiçbiri uygulanmamıştır. 2014 yılından bugüne, bu hukuka aykırı atanan 1709 Şube müdürü il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerinde halen görev yapmaktadırlar. İçinde büyük meblağlarda ödeme emirlerinin de bulunduğu resmi evraklara hala imza atmaktadırlar. Bu imzalar Hukuken geçersizdir. Başta Sayın Bakanımız Ziya Selçuk olmak üzere, bu hususta karar verici merciilerde bulunan MEB bürokratlarımızın, bu konuya son noktayı koyan Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun E:2020/4, K:2020/14 sayılı yargı kararını bir an önce uygulayarak, T. C. Devleti nin bir hukuk devleti olduğunu, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan nın "Yargı Reformu" açıklamalarının sözde değil, özde açıklamalar olduğunu
  • Murat Bağ
    2 ay önce
    İlgiyle okuduk bu yazıları. İnanın bu Avukat hanım sayesinde konu duyuldu. Sağolsun. Bu arada Türk Eğitim Sen de konuyu takip etmeye başladı iyi ki varsın Türk Eğitim Sen